İstanbul Modern salonlarında ziyaretçilerle buluşacak olan "Gölgeye Övgü", eski ve çağdaş halk masallarına ve gölge tiyatrosuna odaklanıyor. Küratörlüğünü Paolo Colombo’nun üstlendiği sergi, 7 farklı ülkeden 8 çağdaş sanatçının ve 20. yüzyılın ilk yarısından 2 usta sinema yönetmeninin çok önemli yapıtlarını bir araya getiriyor. Gölgeye Övgü, yalnızca geleneksel sanat izleyicisine değil, hemen herkese, özellikle gölge tiyatrosunun tarihiyle ilgilenen meraklılara hitap eden çok geniş çaplı bir sergi olma özelliği taşıyor.
Renkli sahne performanslarıyla kısa sürede adını geniş kitlelere duyurmayı başaran Dolapdere Big Gang, bu kez de İzmir Ooze Venue sahnesinde! Batı müziğinin popüler şarkılarını kanun, klarnet, keman, darbuka gibi müzik aletleri ile renklendiren Dolapdere Big Gang; Sting, Depeche Mode, Madonna, Michael Jackson, REM, Gloria Gaynor, Simply Red gibi yıldızların bestelerini kendilerine özgü eşsiz yorumlarıyla seslendiriyor.
Çağdaş müziğe olan hâkimiyetinin yanı sıra, romantik repertuardaki ustalığı ile de müzik çevreleri ve saygın basının büyük övgülerini alan Fredrik Ullen, 18 Şubat’ta MKM Attila İlhan Salonu’na konuk oluyor. Piyanonun günümüzdeki en büyük virtüözlerinden biri olarak kabul edilen sanatçının repertuarı piyano müziğinin en zor, en komplike yapıtlarından oluşuyor. Gramophone, Ullen'i olmayacak projeler ve sürprizlerin müzisyeni olarak tanımlıyor.
Ekim 2008'de Hollanda'nın Utrecht kentinde prömiyerini yapan Histanbul, Kemal Gökhan Gürses'in aynı adlı çizgi romanından yola çıkılarak besteci Evrim Demirel ile ortaklığında sahneye taşınmış. Zemin etüdleri yapan mühendis Ali Bora’nın bir sokak arasında karşılaştığı kadının İstanbul mu, yoksa bir tahayyül mü olduğunu anlaması için yedi tepeyi dolaşması gerekiyor. Yedi meze tarifi, yedi şarkı, yedi episod, yedi animasyon... Şarkılar, şiirler hep İstanbul için söylenmiş ama, acaba hangi İstanbul için? Oyun, toprakları çiğnene çiğnene iğdiş edilmiş bir kentin karmaşasında depremin tedirginliğiyle ilerliyor.
Kökeni Viyanalı dansçı Michael Kropf’un 1994 yılında kurduğu Kropf Dans Topluluğu’na uzanan Budapeşte Balesi, klasik müzik dünyasının sevilen yapıtlarına getirdikleri özgün yorumlarıyla 21 Şubat’ta İstanbulluların karşında olacak. Kropf’un başarılı bir dansçı olmasının yanı sıra yönetmenlikte de yetkinlik göstermesi sonucu uzun yıllar Macaristan ve uluslararası platformda başarılı performanslar gerçekleştiren topluluk; 2005’te ilk yapıtları “Bolero” ile büyük bir çıkış yaptı.
Türkiye’de çağdaş dansın öncüsü koreograf Aydın Teker, diğer eserlerinden de tanıdığımız dansçı ve koreograf Ayşe Orhon ile olan çalışması harS’ta, izleyiciyi insan bedeninin uzantılaşmayla birlikte gelen “oluş” sürecini keşfetmeye davet ediyor. Güç ve denetime dayalı, ince çalışılmış virtüozik bir ilişki… Bir insan bedeni ve bir arpın beklenmedik şekillerde bir araya gelmeleriyle, aralarında öngörülmeyen etkileşimler hatta şaşırtıcı bileşimler ortaya çıkıyor.